reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
SAÇLARIN CİNSİYETİ
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
23.09.2022 11:03
Bir insan düşünün! Bir baş düşünün. Bu baştaki  kılların, saçların bir kısmı günah, bir kısmı ise sevap olsun.

Bir baş düşünün ki; eğer  o baştaki saçları göstermek, başın sahibi erkekse günah değil, kadınsa günah olsun.

Tabiki bunların hepsi erkek yöneticilerin  uydurmasıdır.
Kadınlara da zorla kabul ettirmişlerdir.

Bu günah ve sevap ölçülerinin Kuran-ı Kerim'den alındığı inanışı asla doğru değildir. 

Kuran, insanların saçlarıyla değil, başlarının içindeki beyinle, beynin içindeki ahlak ve adalet değerleriyle ilgilenir.

Bu ilgilenmede saçın cinsiyetinin bir hükmü yoktur. 
Şaşırtıcı olan şu ki; Arab'ın en cahilinin dahi rahatlıkla anlayabileceği şekilde yazılmış olan Kuran, 1400 yıldır hala yanlış anlatılıyor, yanlış öğretiliyor.

Bu yanlış anlatma yüzünden 1400 yıldır Müslümanlar birbirini yargıladı, cezalandırdı, birbirini katletdi. 

Bu yanlış öğretmeleri tekeline alan bir sınıf 1400 yıldır bundan para, servet, makam ve itibar kazanmaya devam etti.

Bazıları sınırsız ganimet ve sayısız cariye hakkı elde etti. 

Kendisine din öğrenmeye gelen sübyan çocuklara tecavüz edebilme imkanı elde etti.

Bir başka grup da bu yanlış din öğretiminin kazanımlarını siyasete aktardı. 

Kutsanan şeyh, hocaefendi, molla oldu.

Toplum yöneticisi ya da siyasette yüzlerce odalı saraylar sahibi oldu.

En cahili bile bu dini fetvaları üretip satarak 5 yıldızlı oteller sahibi, garantili cennete götüren seccade, terlik vs fabrikaları sahibi oldu.

Siyasetin destek vermediği hiçbir örgütlü toplumsal kötülük yaşayamaz.

Ama siyaset de bunun üzerine kurulursa vay o toplumun haline. 

Arkadaşlar bu konuda Kuran diyor ki;
önce erkek yolda yürürken başını öne eğmeli, bakışını korumalı, iffetini namusunu korumalı.

-Sonra kadınlara DA söyleyin onlar DA bakışını, iffetini, namusunu korusunlar- diyor.

Bakınız Nur Suresi:
-Mümin erkeklere söyle, bakışlarını yere indirsinler, ırzlarını, bellerini korusunlar.
-Mümin kadınlara DA söyle, bakışlarını yere indirsinler.
-ırzlarını eteklerini korusunlar.

Ve sonra devam ediyor, süslerini, ziynetlerini şu kişilerden başkasına göstermesinler diyor.

Süs, ziynet vs zenginlik göstergesi olduğundan, bunu alamayanların hakkını gasp etmemesi, haksız rekabete meydan vermemesi isteniyor. 

Ve hatta -süslerini, ziynetlerini gizledikten sonra dahi, yolda yürürken ayaklarını yere vurarak ziynetlerini belli etmeye çalışmasınlar- diyor.

Bakın olay sadece olası haksızlığı, tacizi, adaletsizliği önlemek üzerinedir.  

Mahrem yerlerini göstermesinler diyor. 

O dönemin geleneklerine uygun olarak sokağa çıkarken, özellikle Peygamber hanımlarının kimliği belli olmasın da saldırıya uğramasın diye, üzerlerine örtü alsınlar diyor.

Yani dostlar! 1400 yıldır erkeklerin yönettiği din kurumu yanlış din öğretmektedir.

Erkekler kendi ürettikleri dini yasaklardan destek alıp kadınları cezalandırırken, kendileri Kuran'ın ve tabiatın yasakladığı ne kadar günah, suç, hırsızlık, haksızlık, sapıklık varsa en yoğun şekilde işlemektedirler. 

Oysa Kuran; bir cinse üstünlük sağlamak için, diğer cinsin haklarını yok etmek için oluşturulmamıştır.

Her iki cins, tüm davranış, tutum ve kararlarından dolayı hem birbirlerine hem de Yaradan'a karşı sorumludurlar.

Kimse kurtulmuş, arınmış değildir.

Bu konuda birbirimize dini yönden ceza kesme, karne verme hakkımız yoktur.

Birbirimize dini yönden karne vermeye, ceza kesmeye kalkarsak, maalesef cezasını masum halk çeker. Ülke kaybeder. 

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları