reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
RUSYA'NIN YAKIN TARİHİ
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
23.07.2022 12:33
Batı'nın uzun yıllarda hazırladığı, ekonomik, kültürel ve stratejik siyasetiyle Sovyetler birliği dağıtıldıktan sonra, ayrılan ülkelerden çoğu gibi Rusya Federasyonu da Batı'nın siyasi ve ekonomik hakimiyetine girmişti.

Rusya Federasyonu'nun yeraltı ve yerüstü tüm değerli varlıkları özelleştirme adı altında batılılarca yağmalandı, üstüne çöküldü. 

Türkiye gibi ve diğer 100'den fazla dünya ülkesi gibi.
Başa getirilen yöneticilerden Gorbaçov ve Yeltsin küresel batı sermayesinin zorlamasıyla serbest piyasa ekonomisi siyasetini benimsediler.
Rusya'nın gelir kaynaklarını üç kuruşa batıya kaptırarak ülkeyi Abd'ye ve Avrupa'ya muhtaç hale getirdiler.

Rus halkının devlet garantisi kalktı, en değerli binlerce bilim insanı dahi yaşamını sürdürebilmek için fuhuş ve mafya ılık gibi her yola başvurmak zorunda kaldı. 

Yani 1990 ile 2000 arasında Rusya küresel sermaye tarafından teslim alınmıştı.

Bu siyasetle özelleştirilen stratejik kuruluşların arasında petrol, doğal gaz, kobalt, uranyum, aliminyum, demir gibi alanlar vardı.

Bu alanlarda küresel sermaye çok uzun süreli araştırma ve işletme izinlerini de almıştı.

Bu şartlar bir 10 yıl daha devam etseydi artık Rusya'dan birşey kalmayacak, siyasi ve ekonomik varlığı sona erecekti. 

Ancak KGB kökenli Putin'in iktidara gelmesiyle, batı menfaatlerinin hepsi tersine çevrildi.

Putin, Türkiye'nin yapamadığı milliyetçiliği yapmaya başladı. 

-Rusya'nın stratejik kaynaklarının Batı'ya, küresel sermayeye peşkeş çekilmesini engelledi.

-Batı' nın kültürel saldırılarına karşı acil tedbirler aldı.
-Gorbaçov ve Yeltsin'in yaptığı ve Rusya aleyhine olan tüm özelleştirmeleri yeniden gözden geçirip, önlemler aldı.

-Putin çıkardığı yeni yasa ile 70'den fazla maden sahasını yeniden sınıflandırarak stratejik konuma getirdi.

- Bu yeni düzenleme ile 30 petrol yatağını ve 40 gaz sahasını stratejik hale getirdi.
-Bu stratejik alanlarda yabancıların üstün hisseye sahip olmasını yasakladı.

-Ayrıca kriter olarak stratejik üretim seviyeleri petrol için 150 milyon tondan 70 milyon tona düşürüldü.

Gaz için bir trilyon metre küpten 50 milyon metre küpe, bakır için 10 milyon tondan, 0.5 milyon tona, altın için 700 tondan 50 tona düşürüldü.

10 yıl önce Yeltsin zamanında imzalanmış üretim paylaşma anlaşmalarını Rusya'nın çıkarlarına aykırı olduğu gerekçesiyle tartışmaya açtı.
Ve Shell firmasının bölgeden çekilmesini talep etti.
Total'ın durumunu da tartışmaya açtı.

Anlaşmalarla Exxon-Mobil, Total, Royal Dutch Shell, Japon Mitsui,  Mitsubishi firmalarının hukukunu gözden geçirdi.

-Yabancı banka ve sigorta şirketlerinin Rusya'da şube açmasını yasakladı.

- Batı tarafından finanse edilen 4500 sivil toplum örgütünü yeniden kayıt altına aldı.
Bir kısmını da kapattı.

Bunları yazarken şunu unutmayalım ki bunların hepsi ve daha fazlası her bağımsız milli ülkenin mutlak yapması gereken şeylerdi.

Bizde Türk milliyetçiliği ayaklar altına alınıp kökü kazındığı için Rusya'nın yaptıklarını komunistlik sanıyoruz. Milliyetçiliğin ne olduğunu unuttuk. 

Birçok kalkınmış Avrupa ülkesinde yabancı bankaların şube açması yasaktır, yada yabancı bankaların ülkedeki payı %3 ile sınırlandırılmıştır.

Yani Rusya 2000 yılından sonra Batı'nın himayesinden, sömürgesinden uzaklaşarak milli bir kalkınma siyaseti izlemeye başladı. 

Ayrıca askeri ve stratejik silahlar konusunda çok yoğun üretim yaptı.

Tüm bunlar yaşanırken Rusya' nın bu milli siyasetine engel olmak için ABD öncülüğündeki küresel sermaye Rusya'nın çevresindeki tüm ülkelere  Nato aracılığıyla en gelişmiş silahlar ve füzeler yerleştirdi.

Ukrayna'yı da bu amaçla kullanıyordu.
Sonucunda Ukrayna-Rusya savaşına ortak hazırlandı. 

Ama benim ülkemde ise bankaların çoğu yabancı,
sigorta şirketlerinin çoğu yabancı,
eğitim yabancı,
eğitim dili yabancı,
siyaset yabancı.
Yani sözde milliyetçi siyasetçilerimiz  herşeyimizi yabancı sermayeye teslim ederken dahi milliyetçi nutuklar atmaya ve alkışlanmaya devam ediyor.

Ne kendimizi ne de komşularımızda olup biteni hiç doğru anlayamadık, bunun için hiç ders almadık, yararlanamadık.


Kaynak:
   Dr. NEJAT TARAK
  Araştırmacı yazar, stratejist
  -Amerikan imparatorluğu gölgesinde Türkiye-
  Kitabından. 
               

-
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları