reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
Türkiyenin Kurtuluş Savaşı sonrası verdiği ekonomik kalkınma mücadelesi
Adil Can Kavcar Adil Can Kavcar
01.12.2021 14:13
Ülkenin ilk yıllarında kurucu kadro; yıkıntılar arasından mümkün olan en kısa sürede yeni ve ayakları yere sağlam basan bir ülke inşa etmeyi hedefliyordu.

 Bu nedenle ekonomik atılımların hemen hepsini gerçekleştirebilecek, 1930’ların dünya görüşüne uygun, cesaret sahibi hükümetler ile yola devam etmeyi seçmişti. 

Öncesinde İsmet İnönü ile başlayan ve sonrasında Celal Bayar’ın başbakanlığında devam eden bu “sanayi atılımını benimseyen hükümetler” döneminde kısa sürede cesur ekonomik kararlar alınmıştı. 

Bu sayesinde ülkenin dört bir yanında sırası ile bankalar, devlet tekelinde bile olsa fabrikalar, sayısız modern teknik eğitim kurumları açıldı. 

Bu atılımda fabrikaların rolü, bölgedeki ekonomik ve sosyo-kültürel yaşamı da tamamı ile değiştirip geliştirmekti.

Amaçlar doğrultusunda, Aydın – Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası özellikle yapımından icraasına kadar Mustafa Kemal Atatürk’ün de içinde yer aldığı bir beyin takımının liderliğinde kurulmuştu. 

Onlara göre bu fabrika daha sonra kurulacak diğer fabrikaların tümüne örnek olabilecek özellikleri içinde barındırmalıydı. 

Ekonomik kalkınmanın yanında bulunduğu bölgenin insanlarına adeta bir kültür, spor, yaşam ve sanat merkezi olarak da hizmet etmeliydi. 

Cumhuriyetin kurucu kadrosu savaşlar içerisinde yitirilmiş bir anadolu halkı ile tüm bu atılımları gerçekleştirmesi gerektiğini biliyordu. 

Fakat bu halk, 1800’lerde Avrupa’da başlayan ve Amerika’ya kadar yayılan sanayileşmeden nasibini almamış bir İmparatorluğun en alt tabakasıydı.

 Ticaretini bile gayrımüslimlerin yürüttüğü toplumun ağır yükünü taşımak ile görevlendirilmişti. 

Kurucular bu yüzden öncelikle bütün geçimini tarım-hayvancılık özelinde kazanmış olan Anadolu halkının sanayileşme çağına acilen adapte edilmesi gerektiğini çok iyi bilmekteydi. 

Bunun için görüş ve düşünce olarak cumhuriyete en yakın toplumun nüfusça ağırlıkta olduğu Aydın ilinin Nazilli ilçesi seçildi. 

İlçe özelinde yapılan fizibilite çalışmalarının çoğu bölgenin basma sanayi konusunda gelişime açık bir alan olduğunu göstermekteydi. 

Bozdoğan yolu üzerinde 65.000 m2 bir alanın tesisleri ile birlikte fabrikanın tüm ihtiyaçlarını karşılayabileceği anlaşıldı. 

Fakat biraz önce de belirttiğim gibi Anadolu halkı sanayileşme konusunda oldukça tecrübesizdi.

 Bu sebeple fabrikanın inşaası ve icrasında belirli bir süre için Sovyetler Birliği ile anlaşıldı.

 Kullanılacak makinelerin önemli bir çoğunluğu Sovyetler Birliğinden geldi.

 İlk aşamada işi öğrenmek adına kalifiye 120 mühendis ve ustada yine Sovyetlerden getirildi.  

Fabrikada çalışmak üzere Nazilli ve çevresinden ortalama 2.250 işçi istihdam edilmişti. Fakat fabrikanın en büyük özelliği sosyal olarak çalışanlar, aileleri ve civar halk ile birlikte yaşayan bir fabrika olmasıydı.   

Yerleşkesinin içerisinde; balo tertip edilmesi, dans gösterilerinin icrası ve sinema gösterimi için bir kültür merkezi, tiyatro oyunları için halkevi, hamam, spor salonu, tenis kortları, futbol sahası, Ar-Ge merkezi, laboratuvar, imalat atölyesi, hem işçilere hemde halka hizmet vermesi için sağlık merkezi, elektrik-su santralleri vardı. 

Ayrıca fabrika çalışanlarından kurulu müzik korosu, işçi konseyi, spor kulübü ve fabrika ressamları vardı. 

O dönemde nüfusu 12.000 kişi olan bir kent için hemen her detay düşülmüştü. 

Ekonomik yaşamı sosyal hayat ile birleştiren dönemin en iyi projesi olan bu tesisin temeli 25 Ağustos 1935’de atıldı, 9 Ekim 1937 yılında fabrikanın açılışı bizzat Mustafa Kemal Atatürk’ün katılımı ile gerçekleşti.

Fabrikanın açılışının yapılmasından sonra makinelerin çalışması esnasında çevresindekileri aldırmadan Atatürk bir süre makinelerin çıkardığı sesi dinledi. 

Sonra etrafındakilere dönerek “Beyler, işte bu ses mükemmel bir senfonidir.” diyerek memnuniyetini dile getirdi.

Yukarıdaki tüm bileşenleri ile Nazilli Sümerbank Basma Fabrikası; 1930’ların Türkiyesinin Kurtuluş Savaşı sonrası verdiği ekonomik kalkınma mücadelesinin, sanayileşme çabasının ve Türk halkına sanayi ve ticareti öğretme seferberliğinin en önemli örneklerinden birisidir.    
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Adil Can Kavcar Diğer Yazıları