reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
GAVUR İZMİR
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
09.05.2021 13:48
1838 yılında yapılan ekonomik işbirliği anlaşmasıyla İngilizlere Osmanlı içinde çok fazla ekonomik ayrıcalık sağlanmıştı.

İngiliz'in Osmanlı içinde ticari ve siyasi gücü çok arttırıldı.

1867 yılına gelindiğinde ise, Batı'nın yaptığı siyasi, askeri ve ekonomik baskılar sonucunda, 
"yabancılara toprak-mülk edindirme yasası" çıkarıldı.

 Yabancılara toprak ve mülk satışı serbest bırakıldı.
Bundan en çok ta İngilizler faydalanmıştı.

Bu imtiyazlarla 1895 yılına gelindiğinde İzmir'in yüzde 85 'inin tapusu yabancıların eline geçmişti.

İzmir'in Bornova ve Buca gibi semtleri tam bir İngiliz şehri haline geldi.

Anadolu'nun İzmir şehrine - gavur İzmir- demeye başlaması bu dönemlere rastlar.

O günlerde - gavur İzmir- diye İngilizlerin İzmir' i ele geçirmesine deniyordu.

Şimdilerde ise tam tersi, İzmir'i ve Türkiye'yi savunan vatanseverlerin şehrine diyorlar.

Osmanlı'nın son yıllarında İngilizler hem İzmir içinde çok sayıda ev ve dükkan gibi mülkleri alırken, bir taraftan da Ege bölgesinde tarım alanlarını çok ucuza kapatmışlardı.

1867 sonrası Batı Anadolu' da İngilizlerin satın aldığı topraklar: Kuşadası, Aydın, Tire, Bornova, Buca, Aziziye, Nazilli, İzmir ve Bergama'da yoğunlaşmış, bu dönemde İngilizler:

1.046.596 dönüm sulu tarım arazisi satın almışlardı.

Diğer arazilerle birlikte İngilizlerin Batı Anadolu bölgesinde 2.8 milyon dönüm vatan toprağını satın aldıkları görüldü. 

Ayrıca Batı Anadolu'nun tamamında Rum, Ermeni ve Yahudilerin eline geçen topraklar da eklendiğinde 5- 6 milyon dönüm toprağın yabancılara geçtiği anlaşıldı.

İzmir ve Ege böyleyken bir de Adana bölgesine bakalım:

19. Yüzyılda Çukurova'da Ermeniler büyük çiftlikler almışlardı.

Piloğlu 30.000 dönüm,
Gülbenkyan 5.000 dönüm,
Bezdikyan 15.000 dönüm,
Gökdereliyan 5.000 dönüm,
Nalbantyan  25.000 dönüm,
Kuyumcuyan 5.000  dönüm,
Ve Cin Toros 5.000 dönüm den oluşan çiftlik sahibi olmuşlardı. 

Bu dönemde Müslüman Türk çocukları ise, hep savaşlara gönderilmiş çoğu geri dönememiştir.

1853- 1897 yılları arasında 200 bin Ege'li Türk köylüsü savaşlarda şehit olmuştur.

-1893 Kırım Savaşı'ına Aydın ilimizden 45.000 asker katılmış, çok azı geri dönebilmiştir.

-1877 Osmanlı Rus Savaşı' na 100.000 Egeli Türk köylüsü gitmiştir.

-1880 Kasımında Rumeli'ye 6000 asker gitmiş,

-1881 Şubatında 18.000 asker daha gitmişti.

-1885'te Selanik'e Yunan cephesine 90.079 asker gitmiş, sadece 15.734' i geri dönmüştür.

-1896'da Girit ve Yemen'e 27.934 asker gitmiş,

-1897 Yunan Savaşı'ında 17.000 Egeli Türk köylüsü şehit olmuştur.

Tüm bu içler acısı durumdan sonra, Birinci Dünya Savaşı'nda da yenilen Osmanlı teslim oldu. Kalan topraklarını ve bağımsızlığını da toptan kaybetti.

Ancak Türk Milleti yine tarihteki en zor günlerinde yaptığı gibi, kendisine millet evlatlarından bir kurtarıcı doğurdu.

Onun adı Mustafa Kemal'di. 
Gazi Paşa işgalcileri savaşarak kovdu.
Satılan ve istila edilen toprakları geri aldı.

İngiliz'in malını Müslümanın malı yaptı, Türk'ün malı yaptı. 

İşte şu ülkemin tüm din kurumlarında o günkü işgalcilerin torunlarının talimatıyla kötü gösterilen, dinsiz gibi öğretilmeye çalışılan kurtarıcı bu Atatürk'tür.

-Gerçek Tarih- öğretiyoruz diyerek, satılık vatan haini sahte tarihçilerden misyonerler bulup Atatürk'ü kötüleyerek, vatanı satanları kahramanlaştıranlar gerçek Müslüman düşmanıdırlar, Türk düşmanıdırlar. 

Ülkeyi yeni işgallere ve felaketlere hazırlamaktadırlar. 


Kaynak: OSMAN KURMUŞ
             - Emperyalizmin Türkiye'ye girişi- kitabı

              TURGAY TÜFEKÇİOĞLU
            - Türkiye ve Şeytan Üçgeni- kitabı
              Sayfa:368
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları