reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
VARSAYALIM Kİ
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
18.04.2021 18:56
Varsayalım ki! korona-virüs denilen bu covid-19 bulaşıcı mokrobu siyasi ve ticari amaçlı olarak bir merkezden türetilip dünyaya planlı bir şekilde yayılmamış olsun.

Varsayalım ki! Çok sayıda insanı bir proğram  sayesinde öldürmeyi hedeflememiş olsunlar. Dünyanın her yerinde özellikle de yoksul ülkelerde nüfusu bu şekilde azaltıp yeraltı zenginliklerine daha kolay el koymayı amaçlamamış olsunlar.

Varsayalım ki! Zaten dünya gençliğini tek tip iletişim, eğitim ve kültürle dünya siyasetine tamamen duyarsızlaştırdıktan sonra bir de aşı ile ve dijital takı yoluyla tam kontrolünü ele geçirmeyi amaçlamamış olsunlar.

Varsayalım ki! Tüm bu yaşanılanlar dünyayı yönetenlerce planlanıp hazırlanmamış olsun.

Böyle olsa dahi tüm dünyayı yöneten küresel sermaye gücü bu deneyimden çok büyük faydalar ve tecrübeler elde etmiştir.

Anlamışlardır ki:
bir küçük mikrop üretimi ve planlı yayılışını sağlayınca, verilen korkuyla   özellikle az gelişmiş ülkeler ekonomilerini, üretimlerini durduruyorlar.
Vatandaşlarının tüm sosyal ilişkilerini, akrabalık, arkadaş, dost ve aile ilişkilerini tümden bozabiliyorlar.

Anladılar ki: durup dururken, böyle bir basit, masrafsız komplo ile hiç tüfek sıkmadan özellikle yoksul ve az gelişmiş ülke gelirlerini çok azaltıp, ülke borçlarını ödeme güçlerinin  birkaç kat üstüne çıkarabiliyorlar.

Bunu öğrenmiş oldular.
Eğer şu andaki covid 19 virüsünü kendileri türetmemiş iseler dahi.

Bununla ilgili olarak Batılı iki büyük haber ajansı ile dünya Sağlık örgütünün bir kaç  görevlisini konuşturmanın yettiğini gördüler.

Onun için ey Türkiye'm!
bugünkü bulaşıcı mikrobik saldırıları önleyip normal hayata dönülse bile bu son değildir. Unutma ki bundan sonra dünya insanı bu tür saldırılarla daha çok karşılaşacaktır.

Biliniz ki! Dünyayı iki asırdır yöneten tefeci-faizci-petrolcü güçler ülkeleri parçalamak, savaştırmak, gelirlerine el koymak ve sınırsız borçlandırmak için 2 defa dünya savaşı çıkardılar.
Tüm kıtalardaki savaşları hazırladılar. 
Büyük Orta Doğu Projesini hazırlayıp tüm Ortadoğu ülkelerini kan gölüne çevirdiler, petrollerine el koydular.
Üçüncü, dördüncü dünya savaşını başlatmaktan kaçınmazlar. 

Bu nedenle;
bir sonraki benzer mikrobik ve dijital saldırılara yarından itibaren hazırlıklı olmaya başlamalısın.

Tüm gücünü bu tür mikropları tanımaya ve onunla çok hızlı savaşa ayırmalısın.

Bir ay içinde tüm ülkeyi test edebilecek, hastayı sağlıklıdan ayıracak güce ulaşmalısın.

Derhal mikrop taşıyanı ayırıp tedaviye almalı, diğer 80 milyon sağlamı aylarca, Hatta 14 ay cezalandırmamalısın.

Bununla ilgili gerekli paran var. 100 milyarlarca dolar para havalarda uçuşuyor.
1000 tane fabrika yapacak parayı bir kanala dökebiliyorsun. Demekki tüm ülkenin sağlığı ve ekonomisi için de yeterli para var demektir.

Ne olur bu paraların hepsini bilime harcayalım, üretime harcayalım.

Bilim kurulu da - Kaçın, tam kapanın- demenin dışında bu yönde öncülük etsinler. 
Bilim kurulu sadece sürekli kapanın diyor.
Oysa bu kadarını her vatandaş söyleyebilir. 
Önemli olan biz kapanırken sizin mikroplarla savaşmanızdır.
Ama görüyoruz ki kapanma arttıkça da mikrop artıyor, herkes pozitif olma tehlikesiyle karşı karşıya.
Demekki bilim adamları bunun dışında birşeyler yapmalı. 

Bunun için üretimini durdurmak yerine tam tersine ikiye, üçe katlamalısın.

Cemaat-tarikat evlerinde beyinleri öldürülen, ülkeye, millete iyi günde-kötü günde hiçbir faydası görülmeyen, sadece şeyhine ve arkasındaki ülke düşmanı güçlere hizmet ettirilen milyonlarca çocuğu oralardan kurtarıp, sağlık, Tıp, teknoloji, tarım ve üretim alanında eğitmelisin.

Duble yolları bırakıp, duble fabrikalar yapmalısın.
Çocuklarını, gençlerini bilim alanında ve vatan sevgisiyle yetiştirmelisin.

Çocuklarına en güzel Kuran Okuma eğitimi yerine, en yaratıcı bilimsel zeka geliştirici Tabiat bilgisi eğitimi vermelisin.
Çünkü İslamiyet bir şekil, süs, şiir dini değildir. Slogan dini değil uygulama dinidir.
Uygulama ise, tüm vatandaşlarına daha fazla ekonomik adalet, ahlak ve ülkeye daha çok kalkınmışlık getirebilmek çabasıdır.
Hem de hiç kişisel menfaat sağlamadan.

Ey milletim yöneticilere bunu yaptıracak olan sensin.

Yabancı sermaye gelsin de bizi kurtarsın siyaseti ne kadar da cahilce, ülke düşmanı siyaset yoktur. Bu sömürge hale bu yüzden geldik zaten. Yabancılar kalkındı, biz battık.

Atatürk ne yaptıysa aynısını yapın.

Partilerininizden de bunu isteyin.
Bunu yapmayacak partileri alkışlamayın.

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları