reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
MUDANYA MÜTAREKESİ
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
24.02.2021 10:06
İzmir'de Yunan ordularını denize döken Türk ordusu, dönüp kuzeye doğru yürümeye başlamış ve Çanakkale'deki İngiliz birliklerinin tel örgülerine kadar dayanmıştı.

Bu arada İngiliz Başbakanı LIoyd George, Fransız ve İtalyan hükumetlerinden Türklerle savaşmak için yeni askeri yardım istemişti.

Fransızlar ve İtalyanlar ise yeniden Türklerle kanlı bir savaşa girmek istemediklerini bildirdiler.

İngilizler de, müttefiklerinden bu olumsuz cevabı alınca, Ankara yönetiminin siyasi varlığını kabul etmek zorunda kaldı.

Paris'te 20 Eylül'de Türklerle bir mütareke yapılmasına karar veren müttefikler, Gazi'nin de olurunu aldılar ve 3 Ekim günü Mudanya'da başlayan müzakereler, 11 Ekim 1922 günü, İsmet Paşa'nın mütarekeyi imzalamasıyla sonuçlandı.

Bu ateşkes antlaşması sadece savaşın sonunu değil, İngiliz Başbakanı Lıoyd George'un da sonunu getirmişti.

Muhalefet partisi olan İşçi Partisi'nin lideri Macdonald kürsüye çıkıp hükumete sorular sordu:

"Hükumete şunu sormak isterim. Hükumet Anadolu'yu galip devletler arasında paylaşmak amacıyla hazineden binlerce altın aldı.

İstanbul ve Boğazlar Büyük Britanya'nın olacak,

İzmir Yunanlılara verilecek,
Antalya ve Konya İtalyanlara,
Adana ve çevresi Fransızlara verilecek ve
Doğuda bir Ermenistan kurulacaktı.

Ne yazık ki bunların hiçbiri olmadı.

Bu paylaşma projesini Mustafa Kemal'in süngüleri alt üst etti.
Bu konuda hükumetten açıklama istiyorum."

Lloyd GEORGE, muhalefet liderinin bu sorularına çok üzgün bir ifadeyle şöyle cevap verebildi:

" İnsanlık tarihi birkaç yüzyılda bir dahi yetiştirebiliyor. Şu talihsizliğimize bakın ki, dünyanın beklediği son dahi, bir anda Türkiye'de ortaya çıktı. Hem de bize karşı....
Elden ne gelebilirdi ki..."

Lıoyd George bir süre sonra da Başbakanlıktan istifa etmek zorunda kaldı.

Emperyalizm:  hırsızlık, soygunculuk demektir.

Katliam, soykırım ve dolandırıcılık demektir.
Ve bunların güçlü devletler eliyle yapılması demektir.

Batı Emperyalizmi bunun üzerine kuruludur. 500 yıldır hiç çizgi değiştirmemiş, artarak, daha da azarak devam etmiştir.

Güçleri oranında dünya basını, iletişimi ve ekonomisini ellerinde bulundurduklarından, Atatürk'ten sonra bizim zihnimizi de çalmaya başladılar.

Zamanla emperyalizme karşı mücadele batı hayranlığına dönüştü. Böyle olunca bu pencereden yine tüm kötülüklerini yurdumuza soktular.

Batı hayranlığı, batı emperyalizmini unutturdu. Tarihte kaldı sandık.

Oysa tüm şiddetiyle güçlenerek ve çeşitlenerek devam ediyordu. Her koldan ülkemize girdiler. 

Adım adım gelişmemizi durdurup Atatürk yolundan uzaklaştırdılar.

Medeniyet beklediğimiz yer, en katı, en cahil, en  hain, en insanlık dışı, ülke düşmanı şeriatler gönderdi. 

Düşününki! Yenilip kaçan dünyanın en güçlü düşmanlarının dahi - bir kaç yüzyılda bir gelen dahi- demek zorunda kaldığı Mustafa Kemal, gerçekte - bir kaç bin yılda bir gelen- bir kurtarıcıydı.

Hem Türk Milletinin, Hem Müslümanlığın en büyük kurtarıcısıydı.

Bugün Türkler kendi ülkesinde bile sahipsiz kaldıysa,
Bugün dünya Müslümanlığının tamamı tekrar Batı emperyalizminin kölesi, sömürgesi olduysa,
milyon milyon açlıktan, cahillikten, savaşlardan kırılıyorsa, bu düşman aklına kanıp  Mustafa Kemal Atatürk'ten uzaklaşıldığı içindir.

Maalesef bu da düşmanın başarısıdır.

Atatürk'ün yenip ülkeden kovduğu bu güçler Atatürkten sonra ABD ile ve Suudi-vehabi hainleriye güçlerini birleştirerek yıllardır Türkiye'de Atatürk düşmanlığı yayıyorlar. Ülkemdeki siyaseti ve dini bu doğrultuda yönetiyorlar.

Atatürk'e düşmanlık, Türk'e düşmanlık demektir.
Atatürk'e düşmanlık kendine düşmanlıktır, vatanına, Dinine düşmanlıktır.

Düşmanların, işgalcilerin hesaplarına yardımcı olmayalım. 

Herkes fikirlerini buna göre yeniden oluştursun.

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları