reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
TÜRKÇE
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
11.12.2019 12:33

İngiltere, Fransa, Belçika, Hollanda, İspanya ve Portekiz gibi İstilacı ülkeler, işgallerinin ve soygunlarının uzun asırlar devam etmesi için, işgal ettikleri ülkelerin dinlerini, dillerini, kültürlerini yok ederler.

 

Kendi dillerini ve dinlerini yerel halkın dili ve dini haline getirirler. Son 500 yıldır sömürgecilik böyle devam ediyor.

 

Hindistan, resmi dilini İngilizce yapmaya mecbur bırakılınca, geriliğin zirvesine ulaştı.

Dünyanın en eski en gelişmiş kendi tarihinden, medeniyetinden vazgeçti. Yönetimini, sömürgeci İngiliz valisine devretti.

 

Birçok Latin Amerika ülkesinde İspanyolca konuşulması, Brezilya'da Portekizce anadil haline getirilmesi bundandır.

 

Orta Afrika, Kongo demokratik Cumhuriyeti, Burkino Faso, Madakaskar, Kamerun, Fildişi sahili, Nijer, Mali, Senegal, Çad, Ruanda, Brundi, Benin, Gabon, Cibuti ve Şeyseller'de Fransızca konuşulur. Resmi dilleri Fransızcadır.

Çünkü Fransız sömürgesiydiler.

 

Bunun için aç, yoksul, cahil ve perişandırlar. Sürekli savaştırılırlar.

 

Barbados, Dominik, Guyana, Jamaika, Trinidat, Virgin adaları ve Bahama'da resmi dil İngilizcedir. Ana dillerini terk etmişlerdir.

Çünkü İngiliz-Amerikan sömürgesidirler.

Onun için açtırlar, çok geridirler, perişandırlar.

 

Angola, Doğu Timor, Ekvator ginesi ve Mozambik'in resmi dili Portekizcedir.

Çünkü Portekiz'in sömürgesiydiler.

Ana dillerini terk etmişlerdir.

Bunun için açtırlar, cahildirler, çok geri kalmışlardır. Sürekli savaştırılırlar.

 

Yani arkadaşlar!

Sizi soymak, parçalamak, geriletmek isteyecek olanların size uygulayacağı ilk iş, sizi kültürünüzden, tarihinizden ve özellikle dilinizden vazgeçirmektir.

 

Yabancı dil bilmek başka şey, Türkçe konuşan insanlarla başka bir dilden anlaşmaya çalışmak başka şey.

 

Siz sokaktaki tüm levhalarınızı İngiliz-Amerikanca yaptıysanız, bu sizin yabancı dil bildiğinizi göstermez.

 

Bu sizin ne kadar cahil, yoksul, geri ve sömürge olmaya razı olduğunuzu gösterir.

Bu cahilliğiniz, düşmanın başarısını gösterir.

 

Çok yabancı dil öğrenin.

Ancak,

Öğrendiğiniz yabancı dilleri, Türkçe'nin yerine değil, yanına koyun.

 

Ticarette, iletişimde, sporda, eğlencede, dansta, müzikte, teniste, eğitimde, basında, Türkçenin yerine, bilerek kullandığınız her yabancı sözcük, sizin cahilliğinizi ispat eder. Geri kalmaya razı oluşunuzu ispat eder. Hiçbir gelişmiş toplumun böyle bir cahilliğe, kişiliksizliğe izin vermediğini bilin.

 

Bu politika, akıllının safa tavsiyesidir. Emridir.

 

20 yıl önce Mısır'a gittiğimde, piramitlerin tarihi, elektronik tercüme cihazında çok dilden tercüme yapılıyordu. Ancak sadece Türkçe yapılmıyordu. İsyan ettim. Çünkü o anda ve tüm yıl boyunca Mısır'daki turistlerin çok büyük bir kısmı Türk'tü.

 

Buna rağmen komşumuz, dindaşımız ve eski toprağımız olan Mısır, Türkçe yayın yapmıyordu. Araştırdım, meğer bizim dışişleri Bakanlığı böyle bir talepte bulunmuyormuş. Çünkü özellikle son 40 yıldır, tüm siyasetçilerimizi Türk düşmanlarından seçip bize onaylatıyor. Halen devam ediyor.

 

5 yıl önce Saraybosna'ya gittim. Saraybosna' da yaklaşık 500 yıllık bir tarihi Osmanlı camiine uğradık. Caminin önünde, tarihini anlatan her dilden yüzlerce kitap, broşür, yayın vardı. Bir tek Türkçe yoktu. Türklerin yaptığı bu camiyi Türkçe anlattırmıyorlardı. Yine isyan ettim, çünkü o anda ve her zaman Saraybosna sokaklarında dolaşan turistlerin yüzde 80' i Türk'tü. Türkiye'den gelenlerdi. Büyük bir kısmı da Fethullahçı gruplardı. Soruşturdum, anladım ki sadece bu camide değil, Saraybosna'da Türkçe kullandırmama mecburiyeti varmış. Genel siyaset buna zorlanıyormuş.

 

Şehri dolaşırken arka sokakta küçücük bir çay ocağına rastladım. Camında Türkçe-- çay var-- yazıyordu. Hemen girip sahibiyle konuştum.

 

Meğer, şehrin yönetimi, Türkçe kullanılmaması yönünde gizli bir zorlama yapıyormuş. Çay ocağının sahibi:--Sadece ben Türkçe yazmayı göze aldım. Çünkü ben de çok rahatsızım, her yeri Arapça yaptılar, ama Türkçe istemiyorlar--dedi.

 

Yugoslavya'nın neden parçalanarak, ABD nin egemenliğine sokulduğunu, yoksulluğa itildiğini iyi anlayalım.

 

Türkçeni koruyamazsan, sen senden vazgeçeceksin demektir.

 

Sen, - ülkeni küresel hırsızlar yönetsin, fabrikalarını kapattırsın, madenlerini elinden alsın, Türk'üm demeyi yasaklatsın- demiş oluyorsun.

 

Sen buna razı olmuşsan, geri kalmışlıktan, adaletsizlikten, işsizlikten, hukuksuzluktan, terörden şikayet etmeyeceksin.

 

Sen, Ruanda olmaya, Kongo, Angola, Sudan, Libya, Irak olmaya razı olmuşsun demektir.

 

Çünkü; Sömürgecilik böyle başlar, böyle yaşar. 

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları