reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
İŞGAL VE KURTULUŞ
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
10.11.2019 13:06

9 Eylül 1922 günü Mustafa Kemal Atatürk önderliğindeki Türk ordusu, yunan işgal güçlerini İzmir'e kadar sürüp denize döktüğü zaman, İngiltere ve birkaç Avrupa ülkesi hariç, tüm dünya sevince boğuldu.

 

Asya kıtasının tamamı,

Afrika kıtasının tamamı sokaklara döküldü.

Tüm başkentler gösterilere sahne oldu.

Tüm ülkeler, Ankara'ya kutlama telgrafı çekmek için sıraya girdiler.

 

İstanbul hala İngiliz işgali altında olduğundan, yurt dışından gelen telgraflara engel olmaya çalışıyorlardı.

 

Dünyadaki Türklerin tamamı kutluyordu.

Dünyadaki Müslümanların tamamı kutluyordu.

Dünyadaki ezilen, sömürülen, işgale uğrayan halkların tamamı kutluyordu.

 

Çünkü bu zafer, insanoğlunun emperyalizme, küresel eşkıyalığa karşı kazandığı ilk zaferdi. Herkesi ilgilendiriyordu.

 

Yunanistan'ın aracı olduğunu herkes bildiğinden, asıl İngiltere'ye karşı protestolar yapılıyordu.

 

Mustafa Kemal, mücadelesini devam ettirerek İstanbul'u ve Trakya'yı da tamamen işgalden kurtarmak için, mücadeleye devam etti.

 

İngilizler, Mustafa Kemal'e aracılar göndererek, savaşa devam etmemesini, antlaşma yolları bulunabileceğini söylemeye başladılar.

 

Atatürk hem işgalcilerden gelen barış tekliflerini değerlendiriyor, hem de ülkeyi ekonomik ve kültürel işgalden de kurtarma mücadelesine girişiyordu.

 

İzmir iktisat kongresini toplayarak, ekonomik kalkınmanın yollarını belirledi. Hem ekonomik, siyasi, kültürel kalkınmanın çalışmalarını yapıyor, hem de Lozan görüşmelerini devam ettiriyordu..

 

24 Temmuz 1923'te Lozan'da antlaşma sağlandı. Türkiye her istediğini kabul ettirmişti.

 

Bu anlaşmadan bir ay sonra da İngilizler yavaş yavaş İstanbul'u ve Trakya'yı boşaltmaya başladılar.

 

Atatürk bundan sonra tam bağımsız Türkiye Cumhuriyetini en hızlı şekilde, hukuk, bilim ve Türk'ün asaleti yol göstericiliğinde ilerletti.

 

Ve bu ilerlemenin metotlarını hem söyleyerek hem de uygulayarak gelecek nesillere sundu.

 

Ancak: Atatürk öldükten sonra, ekonomik ve kültürel işgal ile mücadele önce yavaşlatıldı, sonra durduruldu.

 

Türkiye'nin ekonomisi, kültürü, eğitimi, ordusu, istihbaratı ve Din'i, adım adım küresel işgalcilere bırakıldı.

 

Kimse kendini kandırmasın. 1938 den sonraki tüm iktidarlar, aşama aşama bu işgali çağırdı. Destekledi. Yaşattı, besledi.

 

Geldik bugüne....

Bugün çok yönlü teslimiyet zirveye ulaştı.

İşgalci misyonerlerce Atatürk düşmanlığı öğretimi arttıkça, Teslimiyet ve geri gidiş arttı.

 

Sorunun kaynağını anlamadan çözüm üretemeyiz...

Türk tarihinin ve insanlık tarihinin en büyük lideri Mustafa Kemal Atatürk'ün cismani ölüm yıldönümünü en derin saygı ve dualarımla anıyorum.

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları