reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
reklam-9-alfa.jpg
DÜŞMANDAN YARDIM DİLEMENİN SONU
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
02.10.2019 16:24

Türkiye, 1949 yılında, İsmet Paşa'nın Cumhurbaşkanlığı, Şemsettin Günaltay'ın Başbakanlığı döneminde Dünya Bankası'ndan Türk ekonomisini incelemek üzere heyet gönderilmesini istedi.

 

Dünya Bankası heyetinin vereceği raporu hükümet inceleyecek ve gerekli kararlara varacaktı.

Gerçekten Dünya Bankası'ndan Barker başkanlığında 15 kişilik bir heyet geldi. Türk ekonomisini uzun uzun inceledi.

 

Ancak bu arada 14 Mayıs 1950 seçimleri olmuştur. Celal Bayar Cumhurbaşkanlığına seçilmiş, Adnan Menderes de yeni hükümeti kurmuştu.

 

İsmet Paşa'nın davet ettiği Dünya Bankası Heyeti, raporunu seçimden sonra Celal Bayar'a verdi.

 

Raporda özetle:

 

-Türkiye'nin ağır sanayiyi bir tarafa bırakarak, tarıma ve Bayındırlık hizmetlerine yönelmesi-- isteniyordu.

 

Uçak, makine üretimi gibi alanlardaki ağır sanayi çalışmalarını durdurması, demiryolları yerine, karayollarına öncelik vermesi isteniyordu.

 

Menderes hükümeti bu önerileri büyük ölçüde benimsedi.

Menderes Hükümeti, dış ekonomik ilişkilerde Amerika'ya öncelik veren, Amerikan şirketlerinin çıkarlarını kollayan bir yaklaşım benimsedi.

 

Bu amaçla, 10 Ağustos 1950 tarihinde Türkiye'nin petrollerinin işletilmesinde bir Amerikan şirketine imtiyaz vermeyi Kabul etti.

 

9 Ağustos 1951 de çıkarılan bir yasayla da yabancı şirketlere daha geniş imtiyazlar tanındı.

 

Ancak 1953 Ağustos ayında Amerikan Dış İktisat Politikası Planlama Komisyonu Başkanı Clarence Randall, Türkiye'ye geldi. Verilen imtiyazları yetersiz buldu. Yeni bir yasa daha hazırlattı. Kendi deyimiyle, Dünyanın bu en liberal Yabancı Sermaye yasasını Ocak 1954 tarihinde mecliste kabul ettirdi.

 

Atatürk zamanında yabancı şirketlerin Millileştirilmesi ve Türk vatandaşlarının ortak malı yapılması politikaları, tamamen tersine döndürülmüştü.

 

Bu yasa uygulamada hemen sonuçlarını verdi.

 

1956 yılında yabancı şirketlerin aldığı 75 petrol arama belgesine karşılık, Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığına sadece 7 belge verilmişti.

 

Artık Türkiye'nin özellikle Doğu ve Güney doğusundaki el değmemiş petrol yatakları yabancı şirketlerin kontrolüne ve siyasi hesaplarına bırakılmıştı.

 

Göstermelik petrol aramaları ve sonra hemen üzeri kapatılan kuyular, bu imtiyazların eseridir.

Şimdi geriye dönüp son 80 yılın tamamına toptan bakalım:

 

Atatürk'ün tüm uyarılarına rağmen, milli ekonomiden ve ağır sanayiye yönelik kalkınmadan vazgeçme politikaları, ABD’nin talimatlarıyla 1950 den önce başlatılmıştır.

 

Yerli Uçak üretimimizin durdurulma faaliyetleri, köy enstitülerinden vazgeçme ve Türk Milli Eğitiminin ABD 'ye bağlanması çalışmaları, ABD'nin baskısıyla 1950'den önce başlatılmıştı.

ABD ne derse, Avrupa ne derse onu yapalım politikaları, Atatürk' ten sonra her dönem devam etti.

 

Menderes-Bayar döneminde ise bu bağımlılık, çok büyük oranda arttırıldı. .

 

Sonraki tüm iktidarlar ve muhalefetler de, bugüne kadar, zaten bütünüyle ABD, İngiliz ve İsrail girişimleriyle oluşturulmuştur.

 

Yüzlerce ağır sanayi Fabrikası yapabileceğimiz miktarda parayı, duble yollara harcama zihniyeti bu yönlendirmelerin ürünüdür.

 

10 uçak fabrikası yapabilecek kadar parayı, lüks konutlara, saraylara ve gelir getirmeyen ölü yatırımlara harcanması bu yüzdendir.

 

Çünkü ABD'ye tam bağımlılık yolu, bunu emreder. Başkasına müsaade etmez.

 

Demem şu ki arkadaşlar:

 

Ülkemizle ilgili bugün şikayet ettiğimiz tüm sorunlar, 1939’dan sonraki tüm iktidarların ortak üretimleridir.

 

Atatürk'ün tam bağımsız milli kalkınmacı politikaları dışında oluşturulan bu politikaları ve partilerini yaşatan, bizim yanlışlarımızdır. Bizim alkışlarımızdır.

 

Particilik yapmayı bırakalım, fikirlere sarılalım. Halen hangi kıyafetle giderlerse gitsinler, tüm partilerimiz Amerikancı dır.

Ayrılıkçılar Amerikancı dır.

Teröristler Amerikancı dır.

Şeriatçılar Amerikancı dır.

Liberaller Amerikancı dır.

Halkçılar, demokratlar Amerikancı dır.

 

Türkiye Cumhuriyetinin başına getirilen her türlü felaket, gerileme, borçlanma, açlık, ahlaksızlık, boy boy vatan hainliği çeşitleri, bunların hepsinin katkılarıyla oluşmuştur.

Yani hepsi aynı görüştedir. Görüntü farkı bizi kandırmasın.

 

Çağın en ilerici, en akılcı, en milliyetçi, toplumcu politikaları, Mustafa Kemal Atatürk'ün izlediği yoldur. Ülkemin bundan başka kurtuluş yolu yoktur.

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları