reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
AĞIRLIĞINCA ALTIN EDERDİ
Fikret Karatepe Fikret Karatepe
08.07.2019 14:42

“1780 yılında İstanbul’a gelen bir Fransız Mühendisi, yanında bir de Logaritma Cetveli getirmişti.

 

Bab-ı Âlî’de zamanın hükümetine verip: 

Memleketinizde bu cetvelden anlayan ve bununla uğraşan var mı?.. diye sormuş.

 

Kendisine, Gelenbevî İsmail Efendi adında bir zatın Matematikle meşgul olduğunu söylemişler.

 

Fransız Mühendis, Gelenbevî’nin adresini alarak kendisini ziyarete gitmiş.

 

Bir kulübeden farkı olmayan İsmail Efendi’nin evine giren Mühendis, karşısına çıkan bu üstü başı perişan adamın aradığı kişi olduğunu anlayınca Logaritma Cetvelini uzatmış ve:

Bir haftaya kadar bu kitap hakındaki düşüncelerinizi bekliyorum, deyip bu harap evden çıkmak istemiş.

 

İsmail Efendi, Fransız Mühendisi bekletmeden cevap yerine kendisinin yazmış olduğu Logaritma Cetvelini vermiş. Bu kitabı gören Fransız Mühendis hayretler içinde kalmış! Ve demiş ki:

 

Bu adam Avrupa’da olsaydı ağırlığınca altın ederdi.”

 

Evet, 18. Yüzyılda müspet bilimle uğraşmak Osmanlı’da beş para etmiyordu!..

 

Türkiye Cumhuriyeti kurulunca müspet ilimleri Atatürk, devletin her kurumuna müessir hale getirmişti...

 

O sayede Atatürk 1920- 1938 arasında hem ülkeyi işgalden kurtardı hem Osmanlının dış borçlarını ödedi hem bir çok fabrika kurdu. Üstelik hiçbir devlete borçlanmadı!

 

Milletvekilinin maaşını öğretmen maaşıyla denkleştirdi. Kendisi de milleti nasıl yaşıyorsa öyle yaşadı! İsraf etmedi. Tasarruf etti, üretti ve Türk milletini kula kul olmaktan kurtardı!..

 

Ne acıdır ki bugünün Türkiye’si de müspet ilim bakımından 18. yüz yıldan farksız bir görüntü sergiliyor!..

 

Bunun sorumlusu Atatürk olabilir mi!?!

 

NE MUTLU TÜRK’ÜM DİYENE! 

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Fikret Karatepe Diğer Yazıları