reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
HANGİ EĞİTİM
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
12.04.2019 18:15

19. Yüzyılın sonuna gelindiğinde Osmanlı İmparatorluğu’nda İlkokuldan, yüksekokula kadar oldukça gelişmiş bir Amerikan eğitim olgusu meydana gelmişti.

 

1900’lü yıllarda Osmanlı İmparatorluğu’nda dört büyük batılı devletin kurduğu 1244 misyoner okulunda 73.000 öğrenci okumakta idi. Osmanlı’nın kendi Rüştiye ve idadilerinde ise, toplam 653 resmi okulda 35.000 öğrenci okuyordu.

 

Yani kurtuluş savaşında ve sonrasında, ısrarla Amerikan mandası istenmesinde bu yabancı okulların büyük rolü vardır.

 

Üstelik, Eğitimli Türk nüfusu savaşlarda ölürken, misyoner okullarında okuyanlar savaşa girmemiş ve bir kısmı Türk siyasi hayatına kalıcı olumsuz etkiler yapmışlardır.

 

Kurtuluş savaşı bitip tam bağımsızlığa kavuşulunca, Atatürk’ün ilk yaptığı işlerden biri bu misyoner okullarının tamamına yakınını kapatmak oldu.

 

Birkaç tane açık bırakılan okulda ise, sadece bilim ve fen eğitimi verilmesi şartıyla, tamamen Türk idarecilerin kontrolünde idi. Bu okullar, çatılarında bir kiremit dahi değiştirmek isteseler, Türk idareciden ve dolayısıyla Atatürk’ten izin almak zorunda bırakılmışlardı.

 

Atatürk’ten sonra durum yine tersine dönmeye başladı.

 

27 mayıs 1949 da ABD ile eğitim ve kültür antlaşması yapıldı. O günden sonra Türk Milli Eğitim Bakanlığımıza yerleşen Amerikalı danışmanlar ve misyonerler bir daha eğitimi Türklere bırakmadılar.

 

1980 ‘den sonra ise, hainlik daha da azıtılarak, Türk Milli Eğitiminde Üniversiteler önce İngilizce, Amerikanca hazırlık okuyup, bunu başarırsa ondan sonra Üniversiteye devam edebilir hale getirildi. En önemli Üniversitelerin öğretim dili de Türkçe yerine, İngilizce, Amerikanca olmaya başladı.

 

Çünkü Amerika öyle emretmişti.

 

Bu konuda dünyanın en zeki Türk bilim adamlarından biri olan ve önemli Üniversitelerimizin kuruluşunu hazırlayan rahmetli Prof. Dr. Oktay Sinanoğlu çok yalvardı.

 

"Bu hainliği kabul ederseniz ülke biter, Milletin intiharı olur yapmayın" demişti.

Dinlemediler.

Amerika dediğini yaptı.

 

Türkiye bir büyük meydan savaşında tamamen yenilip her şeyini kaybetse bile, eğitimini asla başka bir ülkenin diliyle yapmayı kabul edemezdi. Ama Özal, gönüllü kabul etti.

 

Eğitimi, kültürü, ekonomiyi, siyaseti, güvenliği, orduyu Amerika’ya gönüllü teslim etti.

 

Geriye gitmemiz hızlandı.

 

Hiçbir gelişmiş Avrupa ülkesinde bir başka ülkenin diliyle eğitim yapmak diye bir hainlik asla yoktur. Bu cahillik ve hainlik sadece sömürge olmaya razı olmuş ülkelere mahsustur.

 

Bu hainlik ve cahillik, düşünmeyi durdurdu. Anlamayı zorlaştırarak, üretmeyi engelledi. Türkçeyi ikinci plana itti.

 

Milli özgüvenin dayanaklarını değersizleştirdi.

 

Şurasını ayrıca belirtmek isterim ki; bugünkü Amerikanca eğitim ve kültür sevdası ile, Arapça eğitim ve kültür sevdası aynı merkezden yönetilen, çocuklarımızın beynine beton döken, Türk milleti aleyhindeki planlı kararlardır.

 

Haydi hayırlısı.

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları