reklam-82-unsal-branda-copy1.jpg
TÜRKİYE FRANSA OLAMAZ!
Hamit Tekkanat Hamit Tekkanat
18.12.2018 14:26

Cumhurbaşkanı Erdoğan Fransa’daki sarı yeleklilerin eylemine özendirdiği iddiasıyla Fox TV spikeri Fatih Portakal’a, arkasından da CHP lideri Kılıçdaroğlu’na ağır hakaretler etti. Fatih Portakal’ın dediği “ Hadi bakalım doğalgaz zamlarını diğer zamları protesto edin, kaç kişi sokağa çıkabilecek” sözlerinden ibaretti.

 

Millet iktidarın her sözüne uymak, her yaptığını kabul etmek zorunda değildir. Neticede iktidarda olanlar da insandır, hata yapabilir. Vatandaşın iktidara sözünü dinletebilmesi için özgür basın gerekir, ayrıca anayasamızda gösteri ve yürüyüş hakkı diye bir madde vardır. Bunları görmemek ve iktidar karşıtı diye her eyleme müdahale etmek ancak diktatörlüklerde olur. Seçimler yaklaşıyorken, Cumhurbaşkanı Erdoğan her seçim döneminde kullandığı aynı silaha sarıldı, kutuplara ayırma, toplumu senden benden diye parçalama. Cumhurbaşkanının Fransa’daki olayların benzerlerinin Türkiye’de olabilme ihtimaline tepki göstermesine gerek yok. Türkiye Fransa değil, Fransız halkı Türk milleti gibi uysal değil.

 

Ben Fransa’da iki sene yaşadım. Fransız halkını yakından tanıdım. Benim tanıdığım Fransız halkı; özgürlüğüne son derece düşkündür, bireysel yaşamayı sever, laiklik toplumun damarlarına işlemiştir. Kimseyi din-iman ve kitapla korkutamaz, kandıramazsınız. Kiliselere doğumda ya da ölümde gidilir, yeni yapılan kilise göremezsiniz. Din adamları son derece eğitimlidir, her şeye burunlarını sokmazlar. Fransız halkı gösteri ve yürüyüş hakkını her fırsatta kullanır.

 

Eğer göstericiler etrafa zarar vermezse polis müdahale etmez. Paris sokaklarında üniversite öğrencileri çırılçıplak yürüyüş yaptığını, polisin gençleri koruduğunu gördüm. Netice olarak Fransa’da 1789 ihtilalini yapan dünyaya özgürlük, eşitlik, adalet kavramlarını yayan bir milletin torunları yaşıyor.

 

Biz de ise Atatürk sayesinde medeni insan haklarına kavuşan ve ne yazık ki onun da kıymetini bilmeyen bir millet var. Türkiye Fransa gibi olamaz çünkü emekliye her bayramda bir maaş ikramiye vereceğim diyeni yuhalayan, bin lira vereni alkışlayan bir emekli kitlesi var.

 

Bizde asgari ücreti artıracağım diyeni yuhalayan, bir çalışan kesim var.  Bizde mazotu ucuza vereceğim diyene oy vermeyen bir köylü kısmı var. Bizde “Cumhurbaşkanımız aya kadar dört şerit yol yapacağım dese vallahi inanırız” diyen bir seçmen kitlesi var. Bizde maalesef Hz. Ali döneminden beri gelişmeyen bir kafa yapısı var. Gel de Muaviye’nin devesi hikâyesini hatırlama;

 

“Bir gün Hz. Ali’nin taraftarlarının yoğun olduğu Küfe’den, bir Arap, devesiyle Şam’a gelmiş. Şam sokaklarında dolaşırken biri ona yanaşmış:

 

– Ver o dişi deveyi bana! demiş. Tartışma büyümüş, Küfe’den gelen adam, “Bu deve benimdir, üstelik dişi değil, erkektir” diye itiraz etmişse de anlaşamamışlar. Konu Muaviye’ye yansımış.

 

Halk meydanda toplanmış… Muaviye, Küfe’den gelenle Şam’da deveye sahip çıkan yerliyi dinledikten sonra, kararını açıklamış:

 

– Bu dişi deve Şamlınındır!

 

Sonra toplananlara dönmüş ve sormuş:

 

– Ey cemaat, bu dişi deve kimindir?

 

Cemaat hep birlikte bağırmış:

 

– Şamlınındır!

 

Küfeli şaşkın bir vaziyette devesinin ardından bakakalırken, Muaviye onu yanına çağırmış:

 

– Ey Küfeli, dinle! Sen de ben de biliyoruz ki, bu deve senindir ve dişi değil, erkektir. Ama sen Küfe’ye dönünce gördüklerini Ali’ye anlat ve de ki: “Ey Ali, Muaviye’nin, dişi deveyi erkekten ayırt edemeyen, o ne derse evet diyen 10 bin adamı var! Ayağını denk al!” 

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
reklam-11-sinav-gif.gif
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Hamit Tekkanat Diğer Yazıları