reklam-38-gazeteilan2.jpg
reklam-50-reklam-90-saraybahce-2.jpg
reklam-82-unsal-branda-copy1.jpg
DAVRANIŞLARIN VE TERCİHLERİN KÖKENİ
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
20.11.2018 11:23

Milyonlarca duygusal, sözel, tutumsal etkiyle beynimizde oluşan süzgeç, tüm tercihlerimizin ana istikametini oluşturur.

 

Çocuklarımızın beyinlerine nakşettiğimiz bu duygular ve değerler sistemi, birleşerek kişiliklerini belirler. Kişilikler birleşerek toplumsal yapımızı belirler. Toplumsal yapımız toplumlar tarihini, insanlık tarihini oluşturur.

 

Çocuğun, duygularının en temel yönlendiricisi olan bu besinleri, doğada kendiliğinden kazanması mümkün değildir.

 

Vicdan; mekanizma olarak doğarken her insanda vardır. Ama vicdanın içerisini, yaşarken karşılaştığımız milyonlarca tutum, davranış ve duygularla şekillendiririz. Besleriz.

Dolayısıyla; vicdansızlık, acımasızlık, doğuştan gelen bir özellik değildir.

 

Yaşarken, insana sunulan milyonlarca duygunun ve tutumun sonucunda oluşur. Çocuk doğduğunda çok sayıda bilgiyi, beceriyi, davranışı bilmez. Ama öğrenmeye yatkın olarak doğar.

 

Yeni doğan bir insan yavrusuna, insanı insan yapan duyguları ve sorumlulukları bu yolla kazandırırız.

 

Bu insanı duygular, sevgi, saygı, mutlu olma, mutlu etme, çalışma, kazanma, sorumluluk, paylaşma, adalet, merhamet, güven, cesaret, yalan söylememe, kötülük etmeme, çalmama, inanma, savaşmama, dövüşmeme, iyilikten hoşlanma, yardımlaşma gibi duygulardır. Bunlarda, her şey demektir.

 

Bunlar insanın tüm davranışlarını, tüm yaşamını belirleyen biyolojik bir varlığı, sosyal bir varlık haline getiren özelliklerin tümüdür.

 

Bu duyguların kazandırılmasında en büyük pay, çocuğa karşılıksız sunulan sevgi ve ilginin yoğunluğudur. Bununda sermayesi yoktur. Maliyeti yoktur. Her insanda sınırsızca bulunur. Bu orandaki sınırsız ve karşılıksız sevgi ise, ancak aile kurumu içerisinde onu dünyaya getiren anne ve babası tarafından verilebilir.

 

Çocuğa bilgi ile sevgiyi orantılı verebilirsek, iyi insan, iyi vatandaş yaparız.

 

Gerekli bilgi vermeyip, sadece sevgi ve ilgi verirsek, biraz şımarık olabilir. Medeni cesareti eksik olabilir. Ama sevgiyi ve ilgiyi eksik verirsek, bunun açacağı yarayı hiçbir şeyle kapatamayız.

 

Sevgisiz büyüyen çocuğa, ne kadar bilgi verirsek verelim, topluma ve kendine zararlı bir vatandaş olmaktan kurtulamaz.

 

Sevgi üstüne işlenmeyen bilgi, paylaşma duygularını geliştiremez. İyi insan da iyi vatandaş da yapamaz. Sadece kendini düşünen, aşırı menfaatçi, katı, vicdansız, acımasız bir vatandaş olur.

 

Bu nedenle;

Şu anda ülkemdeki tüm eğitim, iletişim ve basın kurumlarının tamamı, aile kurumunu dağıtmak üzerine. Toplumsal bütünlüğü ve dayanışmayı ortadan kaldırmak üzerine bilgi ve eğitim vermektedir.

 

Cahilleştirmek, ürettirmemek, kendine ve yurduna sahip çıkmamak üzerine kültür vermektedir.

 

Buna karşı çıkmayacak mıyız?

 

Şu anda benim ülkemdeki tüm dini eğitim kurumlarında, kin, nefret, sevgisizlik, vicdansızlık, bölücülük, Türk, Atatürk ve devlet düşmanlığı üzerine eğitim verilmektedir.

 

Buna karşı çıkmayacak mıyız? 

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları