reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
DÜŞMAN KİM?
Hamit Tekkanat Hamit Tekkanat
12.02.2016 17:23
Cumhurbaşkanı “Bedeli ne olursa olsun Suriye’nin kuzeyinde bir devlet kurulmasına izin vermeyeceğiz” dedi.

Bu sözlere göre Suriye’ye bir askeri müdahale yapılması ihtimali vardır. Ancak yetkililer Türkiye’nin askeri müdahalesini şu şartlara bağlıyorlar;

-Suriye’den ülkemize yönelik bir tecavüz olursa,

– Kuzey Suriye’de etnik yapıyı bozacak faaliyetler olursa,

-Aşırı miktarda bir mülteci akını gelirse.

Kuzey Suriye’de Kürtler, IŞID ve Suriye devletinin kontrol ettiği bölgeler var.

İktidarın korkusu, IŞID’in kontrolünde olan bölgenin Kürtlerin eline geçmesi ve bu bölgede yaşayan halkın bölgeden çıkartılıp Türkiye’ye ya da başka tarafa sürülmesi.

Öyle anlaşılıyor ki IŞID sınırımızda kalır ve bize tecavüz etmezse savaşa girmeyeceğiz. Ancak Kürtler IŞID’i yener ve bölgedeki etnik yapıyı değiştirmeye kalkarsa müdahale edeceğiz.

Savaşa girmek için öncelikle düşmanın bilinmesi gerekir.
Suriye’de ise düşman net olarak belli değil.

Şöyle ki; Kürtler yani PYD, Kobani de IŞID’le çarpışırken 200 bine yakın kürdü ülkemize aldık. Hasta ve yaralıları tedavi ettik ve etmeye devam ediyoruz.

Kobani’ye lojistik destek sağladık. Barzani kuvvetlerinin yardıma gelmesi için ülkemizden geçmelerine izin verdik. Ayrıca Süleyman Şah türbesini taşırken Kürtlerle işbirliği yaptık.

Olan bitene bakınca Kürtlerle bir sorunumuz olamaz gibi görünüyor. Ancak aynı Kürtler bölgede etnik temizlik yapmaya kalkarsa düşman sayılacağı söylenir.

Kürtlerin böyle bir çılgınlık yapması, Türkiye’yi savaşa çekmek için bir tuzak olabilir.
Kürtlerin arkasında ABD ve koalisyon ülkelerinin hava desteği olduğu da göz önüne alınmalı. Kürtlerle savaşmamız ABD’yi karşımıza almak olacaktır. Ayrıca PKK Yürütme Kurulu Başkanı Murat Karayılan “ Rojova’ya müdahale tüm Kürt halkına yapılmış bir müdahale olacaktır. Ha Kobaniye müdahale etmişsin ha Amed’e müdahale etmişsin hiç farkı yoktur” diyerek açıkça tehditler savuruyor ve “ O zaman Türkiye’nin tümü bir sahasına dönüşür” demeyi de ihmal etmiyor

Düşmanımız IŞID mi? Yıllardır sınırımızın bir kısmını kontrol eden IŞID ile aramızda bir çatışma çıkmadı. Gerçi iktidar IŞID’i “Eli kanlı terör örgütü” olarak ilan etti. Ama ne koalisyonda yer aldı nede IŞID’e karşı müdahalede de aktif rol üstlendi. IŞID’e karşı müdahalede de pasif kalmamız iktidarın IŞID’e destek verdiği şeklinde yorumlandı.

Özgür Suriye ordusu derseniz, baştan beri yanında olduğumuz bir örgüt. Bize düşmanlık yapacak durumu yok. Sonuçta: düşmanımız belli değil! Ama müdahaleye hazırız.

Benim kabul edemediğim manzara ise sınırımızın bir bölümünü kontrol eden IŞID militanlarının sınırın 30 metre ilerisine bizim askerlerin gözü önünde mayın döşemelerini seyretmemiz. Orada görev yapan komutanlar nereden hangi emri aldılarsa hiç müdahale etmiyorlar. Hem sınır ötesi operasyon yaparız diyoruz, hem de mayın döşenmesini seyrediyoruz.

Orta doğuda geçerli olan güçtür. Eğer gücünüz ve cesaretiniz varsa gerektiğinde çekinmeden kullanacaksınız. Aksi takdirde caydırıcılığınıza kimse inanmaz.

Zaten yaşananlarda Türkiye’nin caydırıcı bir politikasının olmadığının Açık bir göstergesidir.
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Hamit Tekkanat Diğer Yazıları