reklam-38-gazeteilan2.jpg
reklam-50-reklam-90-saraybahce-2.jpg
reklam-82-unsal-branda-copy1.jpg
ORTADOĞU’DA BAŞKASININ SENARYOSU İLE FİLM ÇEKİLMEZ
Adil Can Kavcar Adil Can Kavcar
12.02.2016 16:46
Yönetmen : Batı emperyalizmi
Senarist : Amerika
Oyuncular : Ortadoğu Devletleri

Yıl 2015…

Ortadoğu filminin çekimleri tüm hızı ile devam ediyor.

Film gereği yine geçtiğimiz günlerde ordumuzdan bir oyuncu gibi yalnızca kendisine senarist tarafından verilen senaryo ile hareket edilmesi istenmiştir.

Bu senaryoda İŞİD terör örgütü, Amerikan aklı ile karakterimize karşı büyük bir zarf atacak ve silahlı kuvvetlerimizi belki de 30 yıl içinden çıkılamayacak bir cendereye sokacaktır.

Ordumuz ilgili kurallar gereğince sınır güvenliğini sağlamak ile meşgul iken bir evladımızın maşa terör örgütü tarafından şehit edilmesi ile fitil yakılmıştır.

Bu durumda mevcut mevzisinde kalamayacak olan ordumuz daha önceden tespit edilmiş bölgelere karadan top ateşi ile karşılık vermiştir.

Tam da bu kısma kadar hiçbir bölücü terör örgütü ve terörist parti yetkililerinden ses çıkmadığı gibi tam tersi operasyon İŞİD’e karşı düzenlendiği için çeşitli açıklamalarda bir nevi desteklenmiştir.

Durum olağan şekli ile devam ederken, ordumuz senaryo dışına çıkarak Pkk’nın kamp bölgesine de havadan ve karadan operasyon yapmaya başladığı anda olanlar olmuştur.

Belki de o zamana kadar medyada dahi bu kadar yer almayan operasyonlar Kandil bölgesinin de vurulması ile bir anda Türkiye’nin gündemine oturtulmuştur. Anında Kandilden gelen açıklamalar kamuoyuna direk yansıtılarak bir günlük algı operasyonu yapılmaya çalışıldı fakat başarılı olunamamıştır.

Başarısızlığın asıl sebebi yıllardır çözüm sürecinin Türk halkına yarattığı derin ıstıraptır. Algı operasyonuna aldanmayan halk, gösterdiği bu tavır ile müdahaleye sıcak baktığını vurgulamıştır.

Fakat ısrar ile senaryoya tekrar uyması istenen ülkemiz bu sefer de yurt içinde çıkan olaylar ile yıldırılmaya çalışılmıştır. Değişik illerde çok sayıda asker ve sağlık personeli kaçırılmış ve bazı şehirlerde (ki buna İstanbul’da dâhil) asker ve polis kuvvetlerine ateş açılmıştır.

Tüm bu olanlar yetmezmiş gibi daha birkaç gün önce İŞİD’e karşı yapılan operasyonlarda ses çıkarmayan terör örgütü ve terörist parti yetkilileri iş PKK’ya gelince, özellikle meydanlarda ve sosyal medyada saldırıların biran önce durmasını istemiş ve çeşitli kınama yazıları kaleme almıştır.

Terör örgütü ülkemizi sözde ateşkesi (ki bir terör örgütü devlet statüsünde değil iken başka bir devlete ateşkes ilan edemez) bozmak ile tehdit etmiş, hemen ardından ise ilgili terör yuvası parti yetkilileri savaşa nedense Suriye’ye bombardıman başladıktan 2 gün sonra karşı olduklarını söylemişlerdir.

Aslında yapılmak istenen gayet basit ve nettir.

Türkiye bu operasyonlarda sistemin dışına çıktığından dolayı uyarılmaya çalışılmıştır.

Burada aslında söz söylenmesi gerekenler, sözlerini hemen değiştiren yaprak gibi bir oraya bir buraya savrulan terörizm sempatizanlarıdır. Ülkenin içinde bulunduğu buhranlı dönemden yararlanmak isteyen bu sülük bozuntuları tarihin her döneminde silik kişilikleri ve sinsi yapıları ile ön planda bulunmak yerine çökmek üzere olan sistemde parazit gibi ortaya çıkarak planlarını uygulamaya çalışmaktadırlar.

Planlar doğrultusunda olası bir istikrarsızlığı körükleyecek olanlar da doğuda ve batıda bizim her şeye itiraz eden fakat çözüme gelince ortadan kaybolan yine biraz önce söylemiş olduğum sahte politik yaşam sürdüren tiplerdir.

Ki bu şahıslar başkalarının senaryosu ile Ortadoğu’da birlik sağlanamayacağını bildikleri halde halen daha çıkar ilişkisi kurdukları Amerikan çığırtkanlığını sürdürmektelerdir. Bu uğurda da mazlum edebiyatı uygulamaktan kaçınmamaktadırlar.

Nedense çok ezilmiş olmalarına rağmen bu tipler, esas acı çeken insanları, kendi ülkesinin şehitlerini düşünmemektedirler.

İşte bu tip insanların ve onların akıl hocalarının istediği düzen uygulanacaksa sınır ötesine adım bile atılmamalıdır.

Fakat milletimizin özgür iradesi ile tüm terör yuvaları yok edilecek ise yapılacak her mücadelede Türk halkının da var olduğu bilinmelidir.

Unutulmamalıdır ki Ortadoğu’da bir film çekilecek ise senaryosu okyanus ötesinin kalemi ve bizim kanımız ile değil, tamamı ile burada varlığını sürdüren ve kendi ülkelerinin mevcudiyetini düşünen bu toprağın temiz insanlarının düşüncesi ile yazılmalıdır.
BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Adil Can Kavcar Diğer Yazıları