reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
Binlerce cana mal olan krize karşı uzman uyarısı
Binlerce cana mal olan krize karşı uzman uyarısı
reklam-22-sinav-reklam.jpg
12.09.2020 11:09
Binlerce cana mal olan krize karşı uzman uyarısı
Türkiye’de her yıl binlerce insanın hayatını kaybettiği kalp krizine karşı uzmanlar uyarıyor.

 Göğüste sıkışma ve ağrı hissiyle ortaya çıkan kalp krizinde erken müdahale, kasının zarar görmeden kurtulmasını sağlıyor. 


Denizli Özel Cerrahi Hastanesi hekimlerinden Kardiyoloji Uzmanı Uzm. Dr. Ömer Erhan Karahasanoğlu, kalp krizine karşı vatandaşlara uyarılarda bulundu.

 Kalp krizinin sebeplerini sıralayan Uzm. Dr. Erhan, kalbi besleyen damarın pıhtı ile kapalı olmasını en büyük neden olarak değerlendirdi.

 Şeker ve tansiyon hastalığının yanı sıra sigara kullanımı ve yüksek kolesterol kalp krizini tetikleyen nedenler arasında yer alıyor. 

Kalp krizinin en önemli belirtisinin baskı ve yanma tarzında olabilen göğüs ağrısı olduğunu belirten Uzm. Dr. Karahasanoğlu, “Bu ağrı sol kola ve çeneye doğru yayılabilir.

 Ağrıya soğuk terleme ve mide bulantısı sıklıkla eşlik eder. Nefes darlığı olabilir, ölüm korkusu ön plandadır. Bununla beraber bazı insanlarda belirtiler daha silik olabilir. 

Örneğin şeker hastaları ağrı hissetmeyebilirler. Bazı durumlarda kalp krizi sadece nefes darlığı, soğuk terleme gibi belirtiler gösterebilir. Terleme, nefes darlığı bazen bayılma gibi şikayetler kalp krizinin belirtileri olabiliyor. 

Göğüs ağrısında, göğüs kemiği ya da göğüsteki iman tahtası denilen bölgenin arka kısmında olan ağrılar oldukça önemlidir.

 Bu ağrının kollara sırta, boyuna ve bazen alt çeneye doğru yayılması ağrının, kalp kökenli bir ağrı olabileceğini düşündürür. 

Hastalar her zaman bunu ağrı olarak tanımlamazlar. Bazen bu ağrı yanma, baskı ve ağırlık hissi şeklinde tanımlanabiliyor” dedi.

Kalp krizi esnasında ne yapılmalı? 



Göğüs ağrısı olan bir hastada ağrının kalp kökenli bir ağrı olduğu düşünülüyorsa öncelikli olarak yapılması gerekenin 112’yi aramak olduğunu belirten Uzm. Dr. Karahasanoğlu, “Kalp krizi geçiren hastaların yüzde 30’u ile 40’ı ağrının ilk zamanlarında ani bir ritim bozukluğu veya kalbin pompasının ciddi oranda zayıflaması sebebiyle hayatını kaybedebiliyor.

 Hasta evde kalp krizi geçiriyorsa aspirin verilebilir. Hasta oturtulmayıp düz bir zemine uzatılabilir. 

Eğer hastanın tansiyonu düşükse ayakları yukarı doğru kaldırılabilir.

 Hastanın bilinci kaybolduysa mide içeriğinin solunum yoluna gitmemesi için yan çevirtilebilir” ifadelerini kullandı.

Kalp krizinde tedavi yöntemleri nelerdir? 


Kalp krizinde tedavi yöntemlerinin hastaneden hastaneye değiştiğinin altını çizen Uzm. Dr. Karahasanoğlu, “Krizin sebebi çoğu zaman kalp damarının tıkanması olduğu için, tıkanan damar sebebiyle kalbin o bölgesi iyi kanlanmadığı için amacımız dokuya bir an önce kan akışı sağlamak. 

Bunu sağlamak için de temel de iki yöntemimiz var. Biri pıhtı eritici ilaçlar (trombolitik tedavi), ikincisi de hastanemizde uyguladığımız perkütan koroner girişimdir (koroner anjiyografi ve anjiyoplasti). Trombolitik tedavi damar içinde oluşmuş olan pıhtıyı eritmeye yönelik damar yolu ile pıhtı eritici ilaçları uygulanması yöntemidir. 

Bu ilaç tedavisi kalp krizinden sonraki ilk 6 saat içinde etkilidir, tanı konar konmaz uygulanmalıdır. 

İlaçların ciddi kanama yapıcı yan etkileri olduğundan koroner anjiyografi imkanları olmayan bölgelerde yaşayan sınırlı hasta grubunda tercih edilmektedir. 

Bu imkanlar yakında değilse trombolitik denilen pıhtı eritici ilaçlar verilebilir.

 Koroner anjiyoplasti ve stent işlemlerinde, hastanın riskini öngörmek ve tıkanılan damarı tam olarak lokalize etmek ve diğer damarlarda ayriyeten bir sorununun olup olmadığını anlamak açısından oldukça önemlidir” diye konuşu.

Kalp krizi sonrasında nelere dikkat edilmeli? 


İlaçların tarif edilen şekilde kullanılması gerektiğini belirten Uzm. Dr. Karahasanoğlu, “Önerilen ilaçlar doktora danışmadan asla bırakılmamalıdır ve değiştirilmemelidir.

 İlaçların kesilmesi hayati tehlikeye yol açabilir. Önerilen ilaçlar herhangi bir yan etkiye yol açtıysa vakit kaybetmeden doktora bilgi verilmelidir.

 Kontrollerin zamanında yapılması ve kontrole gelirken ilaçların yakında bulundurulması önemlidir. Herhangi bir yakınma olursa (göğüs ağrısı, nefes darlığı gibi) gecikmeden doktorunuza başvurulmalıdır” dedi.
ETİKETLER
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ