reklam-4-reklam-33-unsal-branda-copy.jpg
Karamollaoğlu; 'Bu hükümetin verebileceği bişey kalmamıştır'
Karamollaoğlu; 'Bu hükümetin verebileceği bişey kalmamıştır'
reklam-22-sinav-reklam.jpg
10.09.2020 12:34
Karamollaoğlu; 'Bu hükümetin verebileceği bişey kalmamıştır'
Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, haftalık değerlendirme toplantısında yaptığı konuşmada, idam dan ekonomi'ye, gençlerden Ege ve Akdeniz gerilimlerine kadar açıklamalarda bulundu.

İktidarı beceriksizlikle itham eden Karamollaoğlu'nun açıklamaları;

Kıymetli basın mensupları…
Bugün 9 Eylül....

Bildiğiniz üzere 9 Eylül 1922’de ülkemizi işgal eden düşman kuvvetleri İzmir’den denize dökülmüş, bu coğrafyanın bağımsızlığı tescillenmiştir. 

Bu tarihi gün ülkemiz ve İslam coğrafyasında emelleri olan emperyalizme ve ırkçı siyonizme her daim hatırlatılmalı, bağımsızlık konusunda asla taviz vermeyeceğimiz unutulmamalıdır. 

Bugün gerek İslam ülkelerinde yaşananlar gerekse Doğu Akdeniz’de ki meseleler bu tarihsel şuur üzerinden değerlendirilmeli, egemenlik haklarımızdan ve bağımsızlığımızdan bir nebze dahi taviz vermeyeceğimizi herkes bilmelidir. 

Doğu Akdeniz’de yaşananlar, Yunanistan ve Fransa’nın tavrı hatta AB’nin uluslararası bütün kuraları bir kenara iterek takındığı tavrı anlamak mümkün değildir. 

Yunanistan 9 Eylül’ü Unutmamalı
Bu sebeple 9 Eylül’ü Yunanistan bir daha hatırlamak mecburiyetindedir.

Türkiye’nin burada göstermiş olduğu tavrı desteklediğimizi özellikle ifade etmek istiyorum.
Mavi Vatan mefhumu önemli bir mefhumdur biz Mavi Vatan’a sahip çıkmakla mükellefiz. 

Ege Denizi bir Yunan denizi haline gelemez bu girişimde bulunmak ateşle oynamak manasına gelir. 

9 Eylül biraz geri de kaldığı için belki unutmuş olabilirler ama 1974 yakın tarihimizdir bunu da unutmamaları gerekir. 

Türkiye Doğu Akdeniz’de ki haklarından hiçbir zaman vazgeçmemelidir vazgeçmeyecektir de…

Bir noktayı daha belirtmek istiyorum en yazık ki iktidarın uyguladığı yanlış politikalar bizim yalnız klamamıza sebep vermiştir. Bizi destekleyen bir tek İslam ülkesi kalmamıştır. 

Dış politikada gösterdiğimiz acziyetin bir neticesidir. Haklı bir durumda bile desteğiniz almamız gereken ülkelerin desteğini alamıyoruz bu bir beceriksizliktir. 


Gençler Neden Türkiye’den Ümidini Kesiyor 

Muhterem arkadaşlar…
Bugün Türkiye’de gençler umutsuz, gençler mutsuz…

Ne diyordu Ahmet Hamdi Tanpınar "Türkiye evlatlarına kendisinden başka bir şeyle meşgul olmak imkânını vermiyor.” 
Ülkeni dertleri o kadar devasa bir hal aldı ki gençlerimiz bu devasa problemler altında adeta eziliyor.

Bakınız son yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de gençlerin durumu nedir;

Türkiye'deki gençlerin:

%76,2'si yurt dışında yaşamak istiyor.

%77,6'sı torpilin yetenekten üstün tutulduğunu düşünüyor.

%50,5'i mutlu olmadığını ifade ediyor.

%81,3'ü yetişkinlerin kendilerini anlamadığını düşünüyor.

 Bugün gençleri anlayan tek siyasi parti Saadet Partisidir.

 Çünkü biz gençlerin dertlerini de bu dertlerin nasıl çözüleceğini de biliyoruz.

Gençlerimiz Nasıl Mutlu Olsun
Gençlerimizin Türkiye’den bu denli ümidini kesmesinin sebebi mevcut ekonomik, sosyal ve ahlaki durumdur.

Türkiye’de 20-24 yaş grubu için işsizlik oranı yüzde 23,8.

2019- 2020 eğitim öğretim yılında mesleğine kavuşamayan öğretmen sayısı Yarım Milyon. 

5 milyon öğrenci de kredi borçlusu durumunda.

Kredi borcunu ödeyemeyen 280 bin öğrenciye haciz uygulandı…

Şimdi böyle bir atmosferde gençlerimiz nasıl mutlu olsun?

Gençlerimiz nasıl bu ülkede yaşamak istesin?

Bu tablonun müsebbipleri biraz olsun utanırlar mı bilmiyoruz fakat biz ne yapıp edip gençlerimizi geleceğe emin adımlarla taşımak için gayret göstermeliyiz. 



İktidar Hiçbir Problemi Çözemez.

Türkiye’de kutuplaşmanın zirveye çıktığı bir noktada…
Meselelerin müzakere edilemediği bir ortamda…
Farklı fikirlerin hainlikle itham edildiği bir ortamda Türkiye’nin problemlerini çözmek mümkün değil.

Bunu anlamıyorlar tam 18 yıl oldu… Geçmiş iktidarlara artık bahane bulamazsınız.

5 kere iktidara siz geldiniz. Şimdi tutup da 18 yılda çözemeyeceğiniz problemleri daha önceki iktidarlara fatura edemezsiniz.

Sizin 18 yıllık maceranızın faturası bu işleri beceremeyeceğinizin belgesi.

Lafla peynir gemisi yürümez. 

Meşhur bir söz var kellim kellin la yenfa yani söylersin söylersin hiçbir fayda sağlamaz…



Mesele İdam Değil Ekonomik Kriz

Türkiye’de iktidar ve ortağı ekonominin, dış politikanın, pandeminin, eğitimin konuşulmaması için her hafta bir gündem ortaya atıyorlar. 
Gündem kalmayınca da ısıtıp ısıtıp idam meselesini konuşuyorlar.

Arkadaşlar Türkiye’nin problemleri idamla çözülmüş olsaydı şimdiye çoktan çözülmüş olurdu. 

Türkiye'de adalet kamil manada tesis edilmeden idam getirirseniz haksız yere bir sürü insanın ölmesine sebep olursunuz.

Türkiye’nin meselesi idam değil yaşanan siyasi, ekonomik ve sosyal buhrandır.

Bugün yaşanan toplumsal infial idam cezası ile değil Türkiye’nin normalleşmesi ile çözülebilir.

Ziya Paşa der ki; 
Çok tel kırılır sine-i kanun-ı cihanda
Na-ehline mızrab-ı tasarruf verilince
Yani layık olmayanlara yetki ve tasarruf mızrabı verilirse, bu dünya kanununda çok tel kırılır, işler kötüye gider.

Tasavvufu Elimizin Tersi İle İtemeyiz

Kıymetli arkadaşlar…
Memleketimizde hoş olmayan bir takım hadiselere de şahit oluyoruz.

Kendini tasavvuf şeyhi gibi takdim eden bir meczup ülkemizin gündemine girdi. 
Burada görev herkese düşüyor.

 İnsanları aldatmak isteyenler her kılığa girebiliyorlar bundan dolayı hem tesavvuf erbabının hem diyanetin bir takım adımlar atmasına ihtiyaç var.

Tasavvuf demek nefis terbiyesi demektir... İslam’ın özünün yaşanmasıdır, güzel ahlaktır, mahviyet sahibi olmaktır.

Tasavvuf saraylarda, ihtişamlı binalarda oturarak hayat bulmaz…

Geçmişte sultanlardan birisi meşhur bir şeyh efendinin ziyaretine sık sık gidermiş, şeyh efendi de bu ziyaretlerden memnun olmazmış ama bir şey diyemezmiş. 

Bir gün sultan sormuş efendim bir arzunuz var mı diye? 

Şeyh efendi demiş ki var da sen yerine getiremezsin demiş sultana. 

Tabi sultan bozulmuş nasıl olur da bir sultan talebi yerine getiremez.

 Sonunda şeyh efendi demiş ki sultana, evladım talebimi yerine getirmek istiyorsan buraya gelme çünkü sen buraya geliyorsun, ikramlarda bulunuyorsun talebelerin kalbi dünyalığa kayıyor. 

Tasavvuf ehlinin tavrı böyledir dünyevi menfaatlere kapılarak tasavvuf ehli olunmaz.

Tasavvuf elimizin tersi ile itebileceğimiz bir anlayış değildir. İslam’ın ruhudur adeta…

Biliyorsunuz tasavvuf bizim kültürümüzün önemli bir parçasıdır. 

Çünkü bu yol Şah-ı Nakşibendilerin, Ahmet Yesevilerin, Mevlana Celaleddin Rumilerin, Hacı Bektaşların, Hacı Bayramların yoludur.

Biz onları örnek olarak alır onların ahlakı ile ahlaklanmayı dert ediniriz.
ETİKETLER
BU HABER HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu habere henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ