reklam-9-reklam-56-seckin1.gif
reklam-64-reklam-62-seckin2.gif
reklam-38-gazeteilan2.jpg
reklam-50-reklam-90-saraybahce-2.jpg
reklam-82-unsal-branda-copy1.jpg
ÖZELLEŞTİR ME......
Kenan ÖZEK Kenan ÖZEK
09.11.2018 01:03

İnsanlar özverili, merhametli ve iyiliksever olmasalar bile, kendi iyilikleri için aynı istikamete, aynı yoldan birlikte yürümek zorundalar.

 

Bu öyle bir karşılıklı dengedir ki, insanlar sadece kendi kalıcı menfaatlerini düşünse bile, paylaşmaya, bölüşmeye yönelik tercihleri, onları mutluluğa erdirecek en mantıklı yoldur..

 

Bu tercih, doğal dengenin, sosyal dengeye yansımasıdır.

Bunu iyi anlarsak, aynı güzergahta buluşuruz.

 

Doğadaki her şey, tüm canlıların ortak malıdır. Bunları paylaştıkça, açlıklar, savaşlar azalır. Paylaşmadıkça artar.

 

Allah'ın yaratıp, tabiatın tarafsızca herkese sunduklarını, kişilerin, şirketlerin, kurumların tek elinde toplamaya çalışmasıyla, çatışmalar artıyor. Açlıklar çoğalıyor.

 

Düşünün ki, köyde yaşıyorsunuz, bir ineğiniz ,iki koyununuz . birkaç tavuğunuz var.

Bu çok az mülkiyet ile bile, yaşamınızı sürdürebiliyorsunuz. çocuklarınızı aç bırakmıyorsunuz.

En düşük maliyetli bu küçücük sermaye, size süt veriyor, yoğurt veriyor, peynir veriyor, yağ, yün veriyor. Et veriyor. Doğum yapıp kendi sayılarını da her yıl çoğaltabiliyorlar. .

 

Böyleyken;

köyünüze bir yabancı gelip size diyor ki,

" İneğinizi satın, koyunlarınızı satın, paraya çevirin, bu parayla televizyon alın, cep telefonu alın, eğlene eğlene keyifli bir hayat sürersiniz, bırakın bu zahmetli çalışmaları, Anı yaşayın, keyfinize bakın "diyor.

 

Ve size bin türlü reklam, ambalaj ve baskıyla gerçekten bu akıl almaz cahilliği yaptırıyor.

Ve eldeki hazır parayı üretimsiz, gelir getirmeyen bu ürünlere yatırdığınız için, bir yıl sonra aç kalmaya başlıyorsunuz. Mecburen yaşamınızı sürdürebilmeniz için,köyün ağasından, tefecisinden borç almaya başlıyorsunuz. Aldığınız faizli borç, çoğalarak devam ediyor. geliriniz kalmadığı için ödeyemiyorsunuz. Borcunuzun faizini ödeyebilmek için, son kalan birkaç tavuğunuzu da satıyorsunuz.

Yetmiyor, çocuklarınızı ağaya, tefeciye bedava amele yapıyorsunuz.

Yetmiyor, çocuklarınızı ve kendinizi borç aldığınız caninin her türlü hizmetine sunuyorsunuz.

Normal dar gelirli hayatınızı sürdürüp, üreterek her yıl daha iyiye giderken, birilerinin kölesi oldunuz. VE geri dönülmez şekilde tüm haklarınızı, hürriyetlerinizi kaybettiniz.

 

Ülkeler de böyle.

Şimdi buna göre, Türkiye'mdeki ve dünyadaki

özelleştirme tavsiyeleri, tam da bunun aynısıdır. Ancak küresel tefeciler, köyün ağasından 1000 kat daha zalimdir. Örgütlüdür.

 

Göz göre göre, gelir getiren tüm tesislerinizi, varlıklarınızı küresel tefecilere ve aracılarına sattınız.

Gelirsiz kaldınız. borç alarak geçiniyorsunuz.

Borcunuz ödedikçe artıyor.

Arttıkça, ülkenizden, haklarınızdan, namusunuzdan, geleceğinizden birer parça vererek sorunu erteliyorsunuz. Kar topu gibi büyütüyorsunuz.

 

Dünyadaki tüm mülkleri, gelirleri şeytana tapan küçük bir tefeci sınıfın emrinde toplamak amacıyla mecbur edilen bu ÖZELLEŞTİRME cahilliği, köydeki ineğini satıp yok olan aileye benzer. İnsanlık tarihinin en vahşi, en cani, en ilkel kararıdır.

 

Bu nedenle, oy vereceğiniz partiler, Özelleştirmeleri durdurup tam tersine, binlerce daha yeni Fabrika ve tesisler yapacağız, kendi ihtiyacımızı kendimiz üreteceğiz demiyorsa, asla oy vermeyin. Diğer cümleler teferruattır.

 

Tüm ülkeler işbirliği yaparak, bu oyunu tersine çevirmedikçe, açlıklar,hastalıklar, savaşlar, çatışmalar, soygunlar, katliamlar, işgaller artarak devam edecektir.

BU YAZI HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR
Okur yorumları, kişilerin kendi görüşleridir. Bu yorumlardan Denizli Haber Ajansı - Denizli'nin Haber Kaynağı sorumlu değildir.
Bu yazıya henüz yorum yazılmamış. YORUM YAZ
reklam-19-baysu-gif-reklam.gif
DENİZLİ HABER AJANSI FACEBOOK
Kenan ÖZEK Diğer Yazıları